• BIST 75.929
  • Altın 129,573
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -10 °C

Uzman Dr. Ahmet Çayakar Oruç Tutacakları Hastalıklara Karşı Uyardı

Uzman Dr. Ahmet Çayakar Oruç Tutacakları Hastalıklara Karşı Uyardı
Hem ruhen hem de bedenen vücudu dinlendiren oruç için geri sayım başladı.

Hem ruhen hem de bedenen vücudu dinlendiren oruç için geri sayım başladı. 6 Haziran Pazartesi günü Ramazan ayının ilk oruçları tutulacak. Uzman Dr. Ahmet Çayakar, sıcak havalara denk gelmesi sebebiyle oruç tutacakları hastalıklara karşı uyardı. Özellikle hastalığı olan vatandaşlara da uyarılarda bulunan Dr. Çayakar, sağlıklı bir şekilde oruç tutmak için tavsiyelerde bulundu.

Medical Park Uşak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Çayakar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sıcak havalar nedeniyle vücudun sıvı kaybına meyilli olduğunu ve bazı hastalıklarda bu etkinin ciddi boyutlara ulaşabildiğini belirtti. Bu durumun sağlıklı kişilerde sorun oluşturmayabileceğini kaydeden Çayakar, "Ancak böbrek fonksiyonları sınırda seyreden bir kişinin böbrek sağlığı bu durumdan olumsuz etkilenebilir. Özellikle diyabet, hipertansiyon veya kalp-damar hastalığı olanlar, böbrek taşı düşüren veya kum düşürmüş olanlar veya ailelerinde bu hastalıkları geçirmiş yakınları olanlar, gece sık tuvalete kalkanlar mutlaka ramazan öncesi kan ve idrar tahlilleri açısından hekimlerine danışmalı. Ayrıca ilaç kullanan hastaların ilaç alım saatlerinin, doktor kontrolünde iftar ve sahur zamanlarına göre düzenlenmesi gerekir." dedi.

"ÇOK AĞIR İFTAR SOFRALARI YERİNE AZ ÇEŞİTTEN OLUŞAN SOFRALAR HAZIRLANMALI"

Sağlıklı orucun 10 adımda gerçekleştirilebileceğini söyleyen Çayakar, günlük olarak su ve sıvı içeceklerden minimum 2-3 litre tüketilmesi gerektiğini ayrıca aşırı tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durulması gerektiğini, iftar süresinin uzatılarak bölünmesinin faydalı olacağını, şeker, tansiyon, böbrek, kalp hastalarının oruç tutacaklarsa mutlaka hekim kontrolünde tutmaları gerektiğini söyledi. Aşırı egzersizden uzak durulmasını isteyen Çayakar, ortalama 8 saat uyunmasının sağlık açısından önemli olacağına, ilaç alma saatlerinin hekim kontrolünde Ramazan'a uygun şekilde değiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Kepekli ve lifli gıdaların tercih edilmesini öneren Çayakar, "Çok ağır iftar sofraları yerine sağlıklı, hafif ve daha az çeşitten oluşan sofralar hazırlanmalı ve ayrıca iftar sonrası düşük tempolu, yorucu olmayan yürüyüşler yapılmalı." dedi.

"HASARLAR TAM ANLAMIYLA DÜZELTİLEMEYEBİLİR"

Hastalarda oruç tutarken herhangi bir rahatsızlık belirtisi olmasa da iç organ hasarı oluşabilme ihtimalinin olduğunu dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Çayakar, uzun süreli açlıklar nedeniyle, kan şekeri kontrolünde düzenin kaybolduğunu aktardı. Çayakar, "Bu da damarların endotel denen iç tabakasının fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilemekte. Neticede ateroskleroz denen damar cidarının kalınlaşması kötü yönde etkilenmiş oluyor. Sinir uçlarında hasarlanma hızlanıyor. Bu durumda erken yaşlarda kalp hastalığı, sinir uçlarında his kayıpları, böbrek fonksiyonlarında azalma ve göz dibindeki hasar sonucu aniden körlük gibi problemler oluşma ihtimalini artıyor. Bu oluşan hasarı tam anlamıyla düzeltmek gibi bir şansımız yok. Bu nedenle organlarda hasar oluşmaması amacıyla diyabetlilere, ağızdan tablet yada insülin de kullansalar oruç tutmalarını önermiyoruz." şeklinde konuştu.

KRONİK HASTALIĞI OLANLARA UYARILAR

Şeker hastalarının 3 ana ve 3 ara öğün olarak beslenmesi gerektiğini ifade eden Çayakar, "Oysa şeker hastası olanlar oruç tutarken, tedavide olması gerekenin aksine akşama kadar aç kalırlar ve şekerleri düşer. İftarda ise şekerleri aniden yükselir. Özellikle insülin kullanan şeker hastalarının, doktorlarına danışmadan oruç tutmaması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Kalp hastalığı olanların ise Ramazan ayında vücudun değişen düzene uyum sağlamasının bazen üç haftayı bulabildiğini belirten Çayakar, bu durumun kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açarak, ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirdiğini söyledi.

Mide rahatsızlığı durumlarında da asit fazlalığı, reflü şikayeti olanların asit azaltıcı ilaçlarını sahurdan önce almasının gün içindeki şikayetlerini azaltacağına dikkat çeken Çayakar, ancak daha önce mide ülseri ya da kanaması olanların doktorlarıyla görüşmesini, gerekirse oruç tutmamalarını önerdi. Uzun süre aç kaldıktan sonra iftarda normalde yenilen miktardan ve çeşitlilikten daha fazlasını tüketmemeye dikkat edilmesini isteyen Çayakar, oruç tutulan dönemde sıvı kaybı ile birlikte halsizlik, kas krampları, çarpıntı, ateş çıkması gibi bulgular görülebileceğini bildirdi. Çayakar, "Harcanan su karşılanmazsa tansiyon düşmesi ve bayılma gözlenebilir. Sıvı kaybı ile birlikte direkt güneş ışığına maruz kalınırsa sıcak çarpması tablosu da gelişebilir." diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Asimetrik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.