• BIST 76.031
  • Altın 127,816
  • Dolar 3,3888
  • Euro 3,6457
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

Zirve Yayınevi Davasının 113. Duruşması Yapıldı

Zirve Yayınevi Davasının 113. Duruşması Yapıldı
Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesi olayına ilişkin davanın 113. duruşmasına devam edildi.

BEKLESİN

Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesi olayına ilişkin davanın 113. duruşmasına devam edildi.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava için tutuksuz yargılanan ve elektronik kelepçe ile adli kontrol altında olan sanık Emre Günaydın, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım, polis eşliğinde adliyeye getirildi. Tutuksuz sanıklar Mehmet Ülger, Haydar Yeşil, Ruhi Abat, Levent Ercan Gelegen, Abdullah Atılgan, Murat Göktürk ve Mehmet Çolak da duruşmada yerini aldı. Yine tutuksuz yargılanan ve elektronik kelepçe ile adli kontrol altında tutulan sanıklardan Cuma Özdemir Darende Adliyesi'nden, Hamit Çeker ise Elbistan Adliyesi'nden görüntülü sistem ile duruşmaya katıldı.

Duruşmada sanıklar esas hakkındaki savunmalarını sürdürdü. Sanık Emekli Albay Mehmet Ülger'in avukatı Saim Tuğrul, esas hakkında yaptığı savunmasında, Zirve Yayınevi davasına sonradan dahil edilen askeri personellerin özel bir ekip tarafından sahte evraklarla dahil edildiğini belirtti. Tuğrul, şunları kaydetti: "Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve Zirve davaları tamamen bir kumpas ürünüdür. Bunlar Türk yargı tarihine giren kara lekelerdir. Bu durum 100 yılda temizlenemez. Biz baştan beri "İlker Çınar kimin elinde kalırsa, onun elinde patlar" diyorduk. 17-25 Aralık olmasaydı aynen İran'da olduğu gibi Türkiye bir Ayetullah vakası yaşayacaktı. Bugün kumpas davaları çözüldü ve bir tek Zirve davası kaldı. Zirve davasında cinayeti işleyen sanıklar yargılanmadı, burada dış güçlerin baskısı ile Türkiye Cumhuriyeti devleti yargıladı. Resmi kurumlardan gelen resmi evraklar bu mahkemede hiçbir zaman kabul edilmedi. Şimdi bu kumpası kuranlar devletimiz tarafından terörist ilan edilmiştir. Devletimiz çok kararlı. Devletimizin içine giren bu illet örgüt temizlenecektir."

Cinayetin asıl faillerinden sanık Abuzer Yıldırım, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, olay günü ablasının nikahı olduğunu hatta elbisesiyle olay yerine gittiğini anlattı. Bu durumun olay yerine bilmeden ve gönüllü olarak gitmediğini gösterdiğini savunan Yıldırım, "Olay yerine korku ve panik ile gittik. Emre Günaydın bize cinayetin işleneceğine dair tek kelime söylemedi. Cinayeti bırakın aklımdan geçirmeyi hayalimde bile geçmedi. Bu davada cinayet yargılanmadı. Cinayetlerin üzerinden rant elde edildi." dedi.

Yıldırım, 9 yıldır ne söylediyse şu an da aynısını söylediğini belirterek, sanık Emre Günaydın'ın arkasında güçlerin bulunduğunu ileri sürdü. Yıldırım, "İşlemediğim suçtan dolayı ceza almak ne kadar doğru. Suçlu kimse o cezalandırılsın, ben yapmadım." diye konuştu.

'BEN EMRE'NİN EMNİYET İLE İLİŞKİSİNİ SÖYLEDİM, KARŞIMIZA JANDARMAYI GETİRDİLER'

Duruşmada esas hakkındaki savunmasını yapan sanık Salih Gürler ise 9 yıllık yargı sürecinde bazı iddiaları ilk defa mahkemede dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlardan birincisi; Emre Günaydın'ın ailelerimize ithafen yazdırmış olduğu küçük not kağıtlarını neden yazdığımızı sormamız üzerine bizlere hitap ederek, "Eğer işler yolunda gitmezse polis oraya gelirse yanımda olduğunuzu bilsin." demiştir. Bu konuyu ben dava süreci boyunca hiç dile getirmedim. Vicdanı sorumluluğumdan dolayı bu konuyu dile getirdim. Emre Günaydın cezaevinde bana ve Abuzer Yıldırım'a ağzından kaçırarak, "Ben her şeyi anlatacaktım ama Emniyet İstihbarat Müdürü, şişman bir adam yanıma gelerek konuşmamam gerektiğini, eğer konuşmazsam beni bu olaydan kurtaracaklarını söyledi" demiştir. Sonra da pot kırmanın vermiş olduğu telaşla "Babamın arkadaşı falan" diyerek geçiştirdi. Ne kadar sorduysak bu olayın arkasını hemen kaçıyordu ve lafı değiştiriyordu. Ben bu davanın hiçbir aşamasında hiçbir kimseye iftira atmadım. Eğer ben suçtan kurtulmak için yalan söyleyecek olsaydım burada bulunan asker sanıkların üstüne ifade vererek bu suçtan kurtulmaya çalışırdım. Hepinizin de bildiği üzere o zamanki ortam buna çok müsaitti. O zaman baskılara rağmen ben burada bulunan hiç kimse hakkında yalan söylemeyerek kendime yakışanı yaptım. Eğer o zaman asker sanıklar hakkında ifade verseydim, bunun sorgusuz sualsiz doğru kabul edileceğini adım gibi iyi biliyordum. Ben Emre Günaydın'dan korkmadım, bir tane vursam boşa gideceğini biliyorum. Ben kimden mi korktum, devletin bile 9 senedir ortaya çıkartamadığı bu olayı azmettiren alçaklardan korktum. Gelinen süreçte 9 sene boyunca ortaya çıkmayan bu kişi veya kişilerin korkulması gereken bir güç oldukları ortadadır. Emre bize Malatya'daki kiliselerin sayısına kadar söylüyordu. Emre'inn arkasında birilerinin olduğunu hissediyorum. Ben ilk günden beri Emre'nin emniyet ile ilişkisini söyledim. Bizim karşımıza jandarmayı getirdiler. Cezaevinde ifadelerimiz için baskı yapıldı. Emre'ni akıl bu olaylara erecek akıl değildi. Emre'yi yönlendiren birileri vardı. "Abdullah Öcalan gibi yatarsınız, cezaevinden çıkamazsınız" diyen savcıya ben jandarma aleyhine ifade vermedim. Çünkü Emre sürekli bize arkasında emniyetin olduğunu söylüyordu. Emre bizi ve ailelerimizi tehdit ederek olay yerine götürdü. Kurbanlık koyun gibiydik o anlatıyordu, biz dinliyorduk. Emre, bana "senin baban şu saatte sabah evden çıkıyor" dedi. Emre, benim babamın evden kaçta çıktığını nerden bilsin? Ben arkamdaki gücü korumuş olsaydım, suçu jandarmaya atardım. Bu baskı hepimize yapıldı. Bu olaya karıştığım için çok pişmanım. Bu olayın arkasında emniyette bir yapının olduğuna inanıyorum."

'PKK'YA TERÖR ÖRGÜTÜ DEMEYENLER, KURU SIKILI 5 GENCE TERÖR ÖRGÜTÜ DİYORLAR'

Olayın asil faillerinden sanık Emre Günaydın da duruşmadaki savunmasında şu ifadeleri kullandı: "19 yaşında darbe yapmaktan yargılandım, vallahi darbe ne demek bilmiyordum. Örgüt kurmaktan yargılandım, nasıl olur onu da bilmiyorum. O zaman ki gerek medya gerek dizilerin etkisiyle 5 saf genç birbirimizi gaza getirip olmaması gereken bir olmaya karıştık. Olay olduktan sonra medyanın "Emre Günaydın öldü" haberlerinden sonra suç ortaklarım suçun hepsini üzerime atmıştır. Ben tamamıyla suçsuzum demiyorum, suçluyum fakat bu kadar şeyi ben tek başıma nasıl yapayım. Ben yandım, arkadaşlarım da yansın da demiyorum ama haddinden fazla iftira atıyorlar. Azmettiriciler konusuna gelince; biz olay anında kullandığımız kuru sıkı ve iplerin parasını bile zor denkleştirdik. Hatta bir gün önce silahın birine el konulmasından sonra yerine silah bile alamadık. Lakin dışarıda kim kimden gıcık alıyorsa mahkemeye gelip "Bu, bunları azmettirmiştir" diyor. Ben defalarca söyledim bizi azmettiren yoktur. Şu da bir gerçektir ki daha önce sabıkası bile olmayan 5 genç bunu yaptıysak elbette olay anında bize yapılan tahrik sonucudur ama keşke olmasaydı. Tahrikten dolayı bir indirim olur diye bir beklentim de yok ama iyi halimi bozacak davranışım olmadı. Ben daha ölmeden medyada öldü haberlerini yaptıranlar kimse, bu davayı buraya getirenler de onlardır. Gizlilik kararı olan bir dosyayı medyaya sızdıran kimse onlardır. İçerisinde birçok gizli ajanların bulunduğu "paralel yapı" derim. Ben iyi de yapsam kötü de yapsam hatasıyla, günahıyla bu devletin bir evladıyım. "PKK'ya terör örgütü değildir" diyen mağdur avukatları, kurusıkı tabancalı 5 gence terör örgütü diyorlar."

Emre Günaydın'ın avukatı Niyazı Tokmak ise mahkemenin kamuoyu baskısı altında tutulmaya çalışıldığını öne sürerek, mahkemeden olayın faili olan 5 sanık için tahrik indirimi yapılmasını talep ettiklerini ve olay esnasında 5 sanığın ağır küfür ve hakaret altında tahrik edildiğini belirtti. Tokmak, dosyada jandarma personelini 5 sanık ile ilişkilendirecek ve irtibatlandıracak herhangi bir delil olmadığı gibi 5 genç ile jandarma personeli arasında irtibatı sağlayan bir başka delilin de olmadığını söyledi.

Zirve Yayınevi Davasının 113. Duruşması Yapıldı

Zirve Yayınevi Davasının 113. Duruşması Yapıldı

Zirve Yayınevi Davasının 113. Duruşması Yapıldı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Asimetrik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.