İzmir Körfezi alarm veriyor: Bilimden kritik uyarı

TAKİP ET

İzmir Körfezi için düzenlenen konferansta bilim insanları uyardı: Artan sıcaklık, kirlilik ve ekolojik baskılar körfezin geleceğini tehdit ediyor.

İzmir’de düzenlenen kritik bir bilimsel buluşma, kentin en önemli doğal varlıklarından biri olan körfezin geleceğine dair çarpıcı verileri gün yüzüne çıkardı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “İzmir Körfez Konferansı”, hem Türkiye’den hem de yurt dışından uzmanları aynı masa etrafında buluşturdu.

“Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlenen konferansta, sadece teknik veriler değil, aynı zamanda İzmir’in geleceğine dair güçlü bir uyarı tonu da hâkimdi.

Sıcaklık artışı bilim insanlarını endişelendirdi

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, körfezin son yıllarda yaşadığı sıcaklık değişimlerine dikkat çekti.

Özellikle 2024 yılının, İzmir Körfezi tarihinde kaydedilen en sıcak dönem olarak öne çıktığını belirten Beşiktepe, bu durumun iklim araştırmacıları için ciddi bir alarm niteliği taşıdığını ifade etti.

Körfezin ısıyı tutma özelliğinin bir yandan koruyucu bir rol üstlendiğini, diğer yandan ise kırılgan bir denge oluşturduğunu vurgulayan Beşiktepe, “Körfez bize yaşam sunuyor, biz de ona destek olmalıyız” mesajı verdi.

Körfez artık kirlenmekle kalmıyor, kirleticileri tutuyor

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan ise körfezin değişen yapısına dikkat çekti.

Özkan’a göre İzmir Körfezi artık yalnızca kirlenen bir alan değil; aynı zamanda kirleticileri içinde tutan bir “depo” haline gelmiş durumda.

Geçmişte akıntılarla taşınan kirleticilerin artık çökelerek biriktiğini belirten Özkan, bu dönüşümün ekosistem açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.

Bu tablo, körfezin kendi kendini temizleme kapasitesinin zayıfladığına işaret ediyor.

“Körfez hâlâ nefes alıyor”

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden Dr. Alper Evcen ise karamsar tabloya rağmen umut veren bir noktaya dikkat çekti.

Körfezin tamamen “ölmüş” bir ekosistem olmadığını belirten Evcen, yaşamın hâlâ sürdüğünü ancak bu nefesin korunmasının insanlara bağlı olduğunu vurguladı.

Bir zamanlar insanların yüzdüğü, kayıkların dolaştığı körfezin bugün geldiği noktayı hatırlatan Evcen’in sözleri, salonda duygusal bir etki yarattı.

Gediz Nehri’nden taşınan kirlilik büyüyor

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin körfeze taşıdığı kirlilik yüküne dikkat çekti.

Kaynağında temiz olan suyun, uzun yolculuğu boyunca kirlenerek körfeze ulaştığını belirten Kurucu, bu durumun ekosistem üzerindeki etkilerinin giderek ağırlaştığını ifade etti.

“Balık yok, kurbağa yok ama bu su körfeze ulaşıyor” sözleri, sorunun boyutunu çarpıcı biçimde ortaya koydu.

Balık ölümleri ve ekolojik riskler masada

Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hilal Aydın ise körfezde geçmişte yaşanan balık ölümlerini ve bunun arkasındaki biyolojik süreçleri anlattı.

Dinoflagellat kistleri, oksijen seviyeleri ve sıcaklık değişimlerinin bu süreçte belirleyici olduğunu ifade eden Aydın, ekosistemin hassas dengesine dikkat çekti.

Konferans boyunca ortaya konan veriler, İzmir Körfezi’nin hâlâ yaşadığını ancak ciddi bir baskı altında olduğunu gözler önüne serdi.

Bilim insanlarının ortak mesajı ise netti: Körfez için zaman daralıyor, çözüm ise disiplinler arası ve kararlı adımlardan geçiyor.

İzmir Körfezi çevre kirliliği iklim değişikliği Asimetrik Haber