Özgür Özel: "Yargı tarihinin en utanç verici iddianameleri"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret etti; duruşma sonrası iddianemeyi sert sözlerle eleştirerek 'Bugün Ekrem Başkan yargılanmadı, yargıladı' dedi.
Silivri cezaevi kampüsünde nemli beton kokusu ve mahkûmiyetin sessizliği arasından yükselen bir ses vardı: CHP Genel Başkanı Özgür Özel.
Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasını takip etmek üzere Silivri’ye gelen Özel, çıkışta basın mensuplarına yaptığı konuşmada hem yargı sürecine hem de gençlerin yaşadığı hukuki mağduriyete güçlü ifadelerle tepki gösterdi.
Özel, gençlerin davalarına ilişkin bölümü anlatırken duygusal ve öfkeli bir ton kullandı; “Gencecik, pırıl pırıl üniversite öğrencilerine 75 gün hapis yattırmak zulümdür” sözleriyle hem adalet duygusunu hem de toplumsal vicdanı dile getirdi.
Bu bölümde Özel, 2911 sayılı kanun çerçevesinde tutuklanan gençlerin durumunu örnek göstererek yargı pratiğine yönelik ağır eleştirilerde bulundu.
Diploma davasına ilişkin değerlendirmesinde Özel, iddianameyi “Türk yargı tarihinin en utanç verici iddianamelerinden biri” olarak nitelendirdi ve davanın amacının Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adaylığı yolunda engellemek olduğunu savundu.
Özel’e göre usulsüzlük iddiaları tutarsız; aynı sürece dâhil olan diğer kişiler muhatap alınmazken İmamoğlu’nun hedef haline getirilmesi “kasıtlı ve kişiye özel” bir uygulamayı işaret ediyor.
Konuşmasında sert ifadelerden çekinmeyen Özel, “Bugün Ekrem Başkan yargılanmadı, Ekrem Başkan yargıladı” diyerek duruşmada İmamoğlu’nun iddiaları ve süreçleri aklayıcı biçimde savunduğunu öne sürdü.
Özel ayrıca, talimatla yazıldığı iddia edilen iddianameyi hazırlatanların ve uygulayanların hesabını hem hukuk önünde hem de toplum nezdinde soracağını belirtti; bu sözler salon dışında bekleyen destekçilerine moral verirken, iktidar-kanat ilişkilerine dair sert bir uyarı da içeriyordu.
Basın mensuplarına verdiği mesajda Özel, yalnızca İmamoğlu’nun davasını değil, genel olarak yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesini savunduğunu vurguladı. Konuşmanın ardından sosyal medyada ve siyasi kulislerde dile getirilen tartışmalar, Türkiye’de yargı-siyaset ilişkilerinin tekrar gündeme gelmesine yol açtı; davanın seyrine ilişkin gelişmeler ve olası hukuki sonuçlar kamuoyunda yakından izleniyor.