En Önemli Belirtisi Karın Ağrısı

Çikolata kistiyle ilgili önemli bilgiler aktaran Doç. Dr. Ercan Baştu, hastalığın en önemli belirtisinin karın ağrısı olduğunu belirterek, "Ortalama...

En Önemli Belirtisi Karın Ağrısı

Çikolata kistiyle ilgili önemli bilgiler aktaran Doç. Dr. Ercan Baştu, hastalığın en önemli belirtisinin karın ağrısı olduğunu belirterek, "Ortalama...

En Önemli Belirtisi Karın Ağrısı
27 Mart 2018 - 12:58

Çikolata kistiyle ilgili önemli bilgiler aktaran Doç. Dr. Ercan Baştu, hastalığın en önemli belirtisinin karın ağrısı olduğunu belirterek, "Ortalama tanı konabilme 7-8 yılda gerçekleşmektedir. Tanıdaki bu gecikmenin bir nedeni, karın ve kasık ağrıları pek çok nedenden kaynaklanabiliyor olmasıdır" dedi.

Çikolata kisti hastalığı, rahim içi dokunun rahmin dışına çıkarak, karın içindeki organlardan bağırsaklar,tüpler ve yumurtalıklar gibi diğer organlarda gelişmesi olarak açıklanabilir . Bu hastalık, Türkiye'de 2 milyon kadını etkiliyor. Bu sayı aynı yaşlardaki 10 kadından birinin hasta olması anlamına geliyor. Çikolata kisti hastalığı, doğurgan yaştaki karın ağrısı olan kadınların da yüzde 35-60'nda görülüyor. Kısırlığa neden olan bu hastalık, kadınları hem bedensel hem de psikolojik olarak çok etkiliyor.

"ÇİKOLATA KİSTİNDE TANI 7-8 SENE GECİKİYOR"

Doç.Dr. Ercan Baştu, endometriozis(Çikolata kisti hastalığı) hastalarının tanısının geciktiğini kaydederek, "Ortalama tanı konabilme 7-8 yılda gerçekleşmektedir. Çok fazla ağrısı olup farklı branşlarda doktorlara muayene olunduğunda, bu hastalık akla gelmeyebilir. Bu sebep ile çoğu zaman tanı geç konabilir. Tanıdaki bu gecikmenin bir nedeni, karın ve kasık ağrıları pek çok nedenden kaynaklanabiliyor olmasıdır. Jinekolojik nedenlerin dışında, bağırsak problemleri ya da psikolojik nedenlerden de olabilir.Genç kızlarda özellikle adet ağrısının normal karşılanması tanının geç konmasının nedenlerinden biridir" dedi.

Doç. Dr. Ercan Baştu, sadecemuayene ile endometriozisin (Çikolata kisti hastalığı) tanısının bazen atlanabilir olduğunu vurguluyarak, "Jinekolojik muayene sırasında saptanan nodül şeklindeki sertlik ya da kitleler uyarıcı olabilir . Ultrason bir bakıma yönlendiricidir ancak kesin tanı kapalı ameliyat yöntemi (laparoskopik yöntem) ile örnek alıp sonrasında mikroskop altında dokunun incelenmesi ile konulmaktadır" şeklinde konuştu.

Baştu, geç tanı konmasının hastaların hayatlarını olumsuz etkilediğini ifade ederek, "Bu hastalık uzun süreli var olan ve aralıksız devam eden ve günlük hayatı etkileyen karın ağrısına neden olur. Uzun süreli karın ve kasık ağrıları oldukça sık görülen bir durumdur. Neredeyse her 5 kadından 1'i , 6 aydan uzun süreli karın ve kasık ağrılarından şikayetçidir. Maalesef pek çok kadın tanı konana kadar yıllar boyunca bu ağrıyı çekmektedir. Ağrı, hastayı depresyona sokabilecek kadar sosyal ve aile hayatını etkileyebilir. Tanının geç konması hastalığın daha ilerlemesine de neden olabilir" diye konuştu.

Doç. Dr. Ercan Baştu işte bu durumlarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini kaydederek, "Son 6 aydır devamlı ya da sık sık hissediyorsanız, cinsel ilişki ya da adet veya adet zamanı dışındaki dönemlerde de oluyorsa, büyük abdest sırasında veya idrar yaparken ağrı yaşıyorsanız mutlaka doktora başvurmanızda fayda var."

Ercan Baştu, ağrıların bazen psikolojik deyip geçiştirildiğini belirterek, "Kadınlar, kasık ve karın ağrılarının nedeni bulunamaz diye düşünebilirler. Bazen de çevrelerindeki kişiler "aslında hepsi senin kafanda" derler diye çekinebilirler. Bu ağrı psikolojik değildir, sebebi araştırılmalıdır.Ek olarak, bakanlık onayı olmayan bazı ot ve kökler şifa niyetine kullanılmamalıdır."

HASTALARIN YÜZDE 20'Sİ TEDAVİYE YANIT VERMEYEBİLİR

Uygun cerrahi uygulandığı taktirde ağrıların büyük ölçüde geçtiğini ifade eden Baştu, "Çoğu hasta çikolata kisti hastalığının ortadan kaldırılmasıyla ağrının hafiflediğini hisseder. Ancak hastaların yüzde 20'si tedaviye yanıt vermeyebilir ve ağrıyı kontrol altına almak için başka tıbbi tedavilere ihtiyaç duyabilirler. Tedaviye yanıt veren hastalarda da ağrının tekrar etmesi mümkün olabilir. Hastalığın şiddeti tekrar etme olasılığıyla doğru orantılıdır" dedi.

Doç.Dr. Baştu, hayat kalitesini bozan bulguların ortadan kaldırılmasının tamamen doktor-hasta iletişiminin verimli bir şekilde sağlanması ile mümkün olduğunu vurguluyarak, "O nedenle hasta ile doktor bir ekip halinde çalışmalı ve her sorununu çözümünü beraber planlamalıdır.Ağrıyı hissetme oranı insandan insana değişmekle beraber pek çok faktörden de etkilenebilir. Uzun süreli ağrı başa çıkılması zor bir durum olabilir. Bu size duygusal, sosyal ve hatta ekonomik zorluklar getirebilir. Depresyona girebilir, uyuma zorluğu çekebilir ya da günlük hayatınızda bozulmalar yaşayabilirsiniz.Uzun süreli ağrının nedenini bulmak her zaman çok kolay değildir. Kadınların ağrılarını yönetebilmeleri ve başa çıkabilmeleri için desteğe ihtiyaçları vardır.Şayet ağrının nedeni bulunamasa bile pek çok kadın, bilgilendikleri zaman yaşam kalitelerinin anlamlı derecede düzeldiğini ifade etmektedir" dedi.

EGZERSİZ VE MEDİTASTON HASTALIĞA İYİ GELİYOR

Doç.Dr. Ercan Baştu, hastalara önemli uyarılarda bulunarak şunları söyledi: "Karşılaştığınız belirtilerin ve doktorunuza sormak istediğiniz soruların birer listesini yapın. İlişkili olduğunu düşünmeseniz bile, tüm belirtilerinizi ekleyin.Aklınıza takılan tüm konuları danıştığınızdan emin olmak için önce en önemli sorularınızı listeleyin.Eğer ağrınız devam ediyorsa ve tedavi için yeterli zamanınız yoksa, evde uygulayacağınız bazı yöntemler rahatsızlığınızı azaltmada yardımcı olacaktır.Ilık bir banyo veya sıcak su torbası ile karın kaslarınızın rahatlamasını sağlayarak kramp ve ağrılarınızı azaltabilirsiniz.Düzenli egzersiz ve meditasyon yapmak şikayetlerinizin giderilmesinde yardımcı olabilir."

YORUMLAR

  • 0 Yorum