İsviçre, bugün önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Türkiye, ABD, Rusya, Suudi Arabistan dışişleri bakanları bir araya gelip Suriye için yeni çözüm yollarını konuşacak. Toplantıya İran ve Katar da davet edildi. İran daveti kabul etti.
Türkiye'yi Mevlüt Çavuşoğlu'nun temsil edeceği görüşmelerde Suriye'de barışın sağlanabilmesi için siyasi çözümün yeniden başlatılmasının ön koşulları ele alınacak.
2011 yılından bu yana devam eden iç savaş, bölgesel ve küresel bir krize dönüşürken, 500 bine yakın insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. 6 milyon Suriyelinin mülteci durumuna düştüğü savaş, bölgede güvenlik açığına neden oldu.
Toplantı öncesi açıklamada bulunan Rusya Dışişleri Bakanlığı da toplantıda Suriye'de ateşkesin yeniden başlatılması konusunun tartışılmasını beklediklerini açıkladı.
Toplantıda son dönemde ilişkilerinde büyük gerilim yaşayan ABD ve Rusya'nın ikili görüşme gerçekleştirmesi beklenmiyor. Toplantıya, İran ve Katar da davetli. Katr'ın katılıp katılmayacağı henüz netleşmezken, İran Dışişleri Bakanı Zarif'in toplantıya katılmak için Lozan'a gittiği belirtildi.
Fırat Kalkanı Türkiye'nin önünü açtı
Suriye'de yaşanan savaş nedeniyle kriz uluslararası bir boyut kazanırken, Esed rejiminin sivil halka yönelik katliamları ise milyonlarca insanı etkiledi. BM ve diğer uluslararası örgütlerin çözüm konusunda etkisiz kaldığı krizde, İran, Rusya ve Batının bölge siyaseti de krizi daha da karmaşıklaştırdı. Krizden en çok etkilenen Türkiye son döneme kadar bölgede 'uçuşa yasaklı bölge' talebinde bulunurken, BM ve ABD bu konuda sessiz kaldı. 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye krizin çözümü için Lozan görüşmelerine büyük destek veriyor. 24 Ağustos'ta 'Fırat Kalkanı Harekatı' ile Suriye'de askeri operasyon başlatan Türkiye, TSK'nın desteklediği ÖSO birlikleri ile birlikte Cerablus-Azez hattını kapsayan bölgeyi terör örgütleri DAEŞ ve PYD/PKK'dan temizledi. Dabık'a ilerleyen ÖSO birliklerinin hedefi ise El-Bab'ı da içine alan bölgeyi terör örgütlerinden temizleyerek Türkiye'nin desteği ile güvenli bir alan oluşturmak. Fırat Kalkanı operasyonu ile bölgede büyük bir ilerleme sağlanırken, Lozan öncesi önemli bir avantaj da elde edilmiş oldu.
Halep kuşatması
Suriye'de en büyük krizin yaşandığı bölge ise 300 binden fazla sivilin yaşadığı Halep kenti. Esed ve Rusya'nın kuşatması altında bulunan kentte yoğun hava saldırıları gerçekleştiriliyor. Kurban bayramında kısa süreliğine bir ateşkesin sağlandığı kentte son dönemde saldırılar daha da şiddetlendi. ABD ve Batının seyirci kaldığı saldırılar, Halep'teki krizi daha da derinleştirdi. ABD ile Rusya'nın barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Halep üzerinden yükselen tansiyon ABD-Rusya ilişkilerinde bir krize dönüşürken, ABD'de yaklaşan başkanlık seçimleri de ABD'nin kendi iç politik gündemine dönmesine neden oldu. Obama yönetimi başkanlığının son aylarında krizin 'diplomatik yollarla' çözümü için Lozan'ı önemli bir adım olarak görüyor. Toplantıya Türkiye, İran ve Suudi Arabistan'ın da katılması bölge ülkelerinin taleplerinin ön plana çıkmasını sağlayabilir.
ABD, İran'ın katılımını istedi
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner da Lozan'daki Suriye toplantısında İran'ı da görmek istediklerini söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in İsviçre'nin Lozan kentinde yapılacak Suriye görüşmelerine katılacağını bildirdi. Kasımi yaptığı yazılı açıklamada, "Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Irak ve Suriye'nin de aralarında olduğu bölgesel ve bölge dışı ülkelerin temsilcilerinin hazır bulunacağı Lozan'daki Suriye görüşmelerine katılacak." ifadelerini kullandı.Ancak bölge ülkelerin ve ABD ile Rusya'nın Lozan'dan beklentileri farklı. İran ve Rusya Esed'i desteklerken, İran Esed'i kendi kırmızı çizgisi olarak görüyor. Rusya ise Ortadoğu'daki en önemli müttefiki olan Esed'i desteklerken, Suriye'de bulunan askeri üslerinin kalıcı hale gelmesini ve korunmasını önceliyor. Esed rejimine aktif destek veren İran ve Rusya muhaliflere yönelik de ağır saldırılar gerçekleştiriyor. Halep kuşatmasında Esed'i destekleyen iki ülke, Suriye'nin en büyük ve stratejik açıdan önemli bir konumda bulunan kentini muhaliflerin elinden almak istiyor. İran ve Rusya Esed'li bir geçişi en önemli konu başlığı olarak masada tutuyor.Obama'nın önceliği görevi devretmek
Suriye'de yaşanan krize seyirci kalan ABD ve Lozan masasında bulunmayan Batılı ülkelerin Suriye'deki esas önceliği DAEŞ. ABD yönetimi DAEŞ ile mücadele için koalisyon oluştururken, DAEŞ'le mücadeleyi bir diğer terör örgütü PYD/PKK'ya verdiği destekle sürdürüyor. PKK/PYD'yi Suriye sahasında piyadesi olarak kullanan Obama yönetimi, izlediği stratejisi ile hem Türkiye'nin hem de Suudi Arabistan'ın tepkisini çekiyor. Suriye krizinin başladığı dönemde 'Esed gitmeli' diyen ve 'kimyasal kullanımı' kırmızı çizgi ilan eden ABD, geri adım atarak Suriye'de yaşananlara seyirci kaldı. Türkiye'nin güvenli bölge talebini desteklemeyen ve PYD üzerinden bölgeyi dizayn etmeye çalışan ABD yönetimi, Rusya'nın Suriye'de etkin bir konuma gelmesine de engel olamadı. Suriye stratejisi bir belirsizlik üzerine kuran Obama'nın en büyük önceliği DAEŞ'i yenmek ve 'Suriye'de diplomatik yollarla krizin çözümü' üzerine kurulu. Başkanlık görevinin son aylarında iç gündeme yoğunlaşan Obama, Musul operasyonuna odaklanırken, Lozan toplantısı üzerinden ilerleme sağlamayı amaçlıyor. Daha önce Esed'li geçiş dönemini 2017 olarak belirleyen Başkan Obama, başarısız bir Suriye politikasını gelecek yeni başkana bırakarak Şubat 2017'de görevi devretmeye hazırlanıyor.
Lozan'a teklifle gideceğizKalın, “Bizim Irak'ta tek bir ortak düşmanımız var: DAEŞ'tir. Irak'ta üç önceliğimiz var: Irak'ın, barışı, güvenliği, ikincisi Irak'taki PKK tehdidi. Üçüncüsü de, özellikle DAEŞ işgalinden sonra Musul'un başka bir boyuta taşınmış olması. Musul operasyonu, Iraklıları olduğu kadar bizi de ilgilendiriyor. Türkiye'nin Irak'ın toprağında gözü yok. Bunun aksini düşünenler ya kötü niyetli ya da büyük bir yanılgı içerisindedirler” dedi.SURİYE'DE ÜÇ ÖNCELİKSuriye'de Türkiye'nin birinci önceliğinin Halep'teki çatışmaların durması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması olduğunu vurgulayan Kalın, “İkincisi ise BM öncülüğünde müzakerelerin yeniden başlatılması. Üçüncüsü de DAEŞ'e karşı yürütülen ortak mücadele. Önümüzdeki hafta sonu Lozan'da Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katılacağı bir zirve gerçekleştirilecek. Zirveye çeşitli tekliflerle gideceğiz” diye konuştu.ON GÜNDE ATAMA OLURİsrail'le ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Kalın, “İsim vermeyeceğim ama Büyükelçilik için isim belirlendi. Bu sürecin tamamlandığını söyleyebilirim. Zannediyorum 1 hafta, 10 gün içerisinde büyükelçiler karşılıklı olarak atanacak” dedi.Lozan öncesi üçlü zirveDiplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ortak basın toplantısı öncesi Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cübeyr ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştü. Görüşmede, İsviçre'nin Lozan kentinde cumartesi günü yapılacak Suriyetoplantısı ele alındı.Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dün CNN International kanalına yaptığı açıklamada, Rusya, ABD, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın toplantıya katılması gerektiğini söylemişti.Suudi Arabistan DİB,kardeşim @AdelAljubeir ile ikili ilişkiler, Irak, Suriye ve terörle mücadele konularını görüştük pic.twitter.com/9FNth18h4h— Mevlüt Çavuşoğlu (@MevlutCavusoglu) 13 Ekim 2016 Lavrov, bu toplantıyla geçen ay askıya alınan Rusya-ABD anlaşmasında yer alan prensipler temelinde bir diyaloğun başlatılmasını ümit ettiğini belirtmişti.ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Dışişleri Bakanı John Kerry'nin 15 Ekim'de İsviçre'nin Lozan kentine giderek, Suriye krizinin çözümü konusunda “önemli müttefiklerle" görüşeceği duyurulmuştu.ABD'nin 'Suriye' samimiyetsizliğiABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, günlük basın toplantısında Kirby'nin hafta sonunda Lozan'da düzenlenecek toplantıya katılımına ilişkin soruları cevapladı.Kirby, “Bakan Kerry, bu toplantıya Suriye'de çatışmaları durduracak başarılı bir çerçeve çizilmesi hedefiyle gidiyor." dedi."Çatışmaların durmasına garanti veremem"ABD, Rusya, Türkiye, Suudi Arabistan, İran ve Katar'ın da katılacağı belirtilen toplantı sonrasında Suriye'de yeni bir seçenek veya yöntem izleneceğine dair söz veremeyeceğini belirten Kirby, şöyle dedi:"Bu toplantı sonrasında çatışmaların durmasını sağlayacak bir sonuç çıkacağına dair garanti veremem."Öte yandan Kirby, ABD'nin Suriye konusunda Rusya ile görüşmeleri askıya aldığını açıklamasına rağmen defalarca telefon görüşmesi yapan Kerry ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'un Lozan'da ikili bir görüşme planlamadıklarını fakat bu görüşmeler esnasında iki bakanın bir köşede görüşemeyeceği anlamına gelmediğini belirtti.Kirby, “İki bakanın resmi görüşmeler dışında bir görüşme yapma ihtimalini tamamen yok saymıyorum.Fakat bu ABD ve Rusya ile Suriye'de çatışmaların durdurulması noktasında askıya aldığımız görüşmelerin kalktığı anlamına gelmez.' dedi.









